Etki Ölçümü ve Raporlaması: Ne yapıyoruz, ne için yapıyoruz…

Güç Bende! Hareketi’nin öğrenciler, öğretmenler ve çevreleri için yarattığı etkinin nasıl ölçülebileceği hususu bir müddettir üzerine kafa yorduğumuz bir konu.

Ne yapıyoruz, ne için yapıyoruz, ne kadar kişiye ulaşabiliyoruz, sahada ne tür bir değişim yaratabiliyoruz, hangi alanlarda etkimiz daha fazla, kimler daha çok ilgi gösteriyor? Bu ve benzeri soruları cevaplayabilmemiz hem yarını planlamak hem de hareketimizi dönüştürmek ve yenilemek adına çok önemli. Fon sağlayıcı paydaşlarımız açısından da etki ölçümü vazgeçilmez değerde. Etki Ölçümü (Impact Assessment) başlı başına önemli bir alan. Fakat biz çok da ayrıntılara dalmadan ve belirlediğimiz kıstasları göz önüne alarak yönergemizi izleyerek proje uygulaması yapmış kişileri, bu süreci yöneten öğretmenleri ve projenin uygulandığı çevreyi analiz etmek niyetindeyiz.

Madrid’te yaptığımız atölye çalışmalarından birinde etki analizi konusunu tartıştık. Bazı ülkeler oldukça sayısal değerlere dayalı bir etki analizi yaptıklarını belirttiler. Birçok ülke ise, bu şekilde oldukça somut verilere ve yargılara indirgenen bir etki analizinin, bizim gibi sosyal bir etki yaratmayı hedefleyen bir hareket için doğru olmayacağını söyledi.

Aslında buradaki temel sorun, tam olarak hedefin ne olduğunun belirlenmesi ve buna bağlı olarak yapılan faaliyetlerin hedefe ulaşmada ne tür bir katkısının olduğunun ortaya konulması. Birçok ülke bu noktada bir hedef birliğinin oluşturulması, daha somut bir ifade ile misyonun tam olarak belirlenmesi neticesinde genel geçer bir etki analizini metodunun uygulanabileceğini vurguladı. Fakat bu konuda da farklı fikirler mevcut.

Zira Kolombiya’nın hedefleri, öğrencilerin eğildiği alanlar ve ülkeye özel sorunlar ve gerekli çözümler Singapur’dan çok farklı. Bu duruma birçok ülke için aslında bu şekilde. Kolombiya’daki okullar için konulan bir hedef, örneğin okullarda zararlı madde kullanımının ve satışının azaltılması iken ve etki analizi bu çerçevede yapılabilecekken, Singapur’da okul içindeki sosyal ilişkiler ve akran zorbalığı (bullying) üzerine eğilinmesi gereken önemi bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Hatta Singapur’dan Madhu ilginç bir tespitte de bulundu. Her ülkenin kendine göre problemleri bulunduğunu belirtirken, birçok ülkede çöp konusunun çocuklar tarafından yoğunlukla ele alındığını gördüğünü, fakat Singapur’un –maalesef- aşırı temiz olduğunu ve bu konuda yapabilecekleri bir çalışma olmadığını aktardı. Tartışmanın sonunda genel kanı, etki analizi olayını ülkelerin inisiyatifine bırakmak oldu.

Bununla birlikte Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından bizim için 2 yılda bir hazırladığı ve oldukça genel olarak DFC World’un etki analizini yapan raporun ise fikir vermek açısından önemli olduğu vurgulandı.

Peki hangi ülke nasıl etki raporlaması yapıyor?

Ülkeler genel olarak spesifik olarak aşağıdaki alanlara eğilerek etkilerini ölçmeye çalışıyorlar:

  • öğrenciler tarafından teslim edilen projelerin hangi alanlara yönelik olduğunu (örn. Çevre, insan hakları, hayvan hakları, sosyal ilişkiler, eğitim vs)
  • yıllık proje sayısı ve bu projede görev alan öğretmen ve öğrencilerin sayısı
  • kaç kişiye ulaşıldığı
  • bu süreçte öğretmenlerin eğitime yaklaşımındaki değişiklikler
  • belirlenen alanlarda (işbirliği yeteneği, yaratıcılık, insiyatif alabilme vs) öğrencilerin proje uygulamadan ve uyguladıktan sonraki değişimleri

Bununla birlikte, bazı ülkeler profesyonel kişiler ile çalışarak etki analizi raporlamasını yaptırdıklarını belirttiler.

Diğer taraftan Tayvan, belirledikleri 6 alanı kapsayacak şekilde öğretmenlerden aldıkları geri dönüşlere göre etki analizi yaptıklarını belirttiler. Bu alanlarda bazıları; problem çözme becerisi, ekip içinde çalışma becerisi, sorumluluk hissi, insiyatif alma becerisi vs.

Hong Kong ise, Rosenber Self Esteem testi yaparak etki analizi yapmaya çalıştıklarını belirtti. Bunu yapmadaki temel hedeflerinin ise, Hong Kong Milli Eğitim Bakanlığı’nın yoğunlukla kariyer gelişimi ve yaratıcılık olarak temelde iki alana eğilmesi.

Bunlara ek olarak, proje uygulayan ve uygulamayan çocuklar arasındaki farkları ölçmek yapılan uygulamalardan birisi olarak öne çıktı.

Tüm bu tartışmalar, 2018 yılı Mayıs-Haziran ayında bizim de Türkiye’de Güç Bende! Hareketi için yapmayı planladığımız etki analizi adına çok verimli bir temel oluşturdu. Etki ölçümü alanında uzman olan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden bazı akademisyenler bu süreçte bize gönüllü olarak destek verecekler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *