Okul ziyaretleri…

Bugün Ankara/Mamak’ta bir ilköğretim okulunu ziyaret ettik.

Biz merdivenden çıkarken yukarı katlardan heyecanla inen öğrencilerin enerjisi görülmeye değerdi.

Gönüllü iki öğretmenimiz bizi davet etmişti. Okullarındaki göçmen/mülteci çocukların adaptasyonundaki sorunlardan ve yapılabilecek çalışmalardan bahsettik.

Artık Türkiye’nin bir gerçeği haline gelen ve bazıları geçici, bazıları ise daimi olarak ülkemizde yaşayan bu ailelerin çocuklarının sosyal yaşama ve eğitime adaptasyonu önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Hocalarımız Güç Bende! Hareketi kapsamında yapılacak bir uygulamanın oldukça faydalı olabileceğini düşünüyorlar. Kendileri yerli öğrencilerden ve göçmen çocuklardan oluşacak küçük bir grupla çalışmaya başlayacaklar. Bu çerçevede yapılacak bir çalışmanın çocuklar arasındaki etkileşimi artırabileceğini, ortaya çıkacak sonucun ise hem katılımcılar hem de diğer çocuklar için cesaret verici olabileceğini düşünüyoruz.

Bu pilot uygulama ile birlikte, iki hafta sonra okuldaki diğer hocaların da katılacağı bir buluşma ile öğretmenlerimize Güç Bende! Hareketi uygulama rehberini tanıtacağız ve gönüllü öğretmenlerimizin sınıflarında nasıl uygulama yapabileceklerini anlatacağız.

Diğer taraftan, Mamak’taki bu okulumuz ile parter ülkelerimizden bir sınıfı video konferans yoluyla buluşturacağız. Benzer alanlarda çalışan çocukların birbirleri ile etkileşim içerisinde olmaları ve deneyimlerini paylaşmalarını hedefliyoruz. Belki diyalog kurmada sadece fotoğrafları kullanacak ve öğretmenlerinin yardımını alacaklar. Fakat yinede bu şekilde bir iletişimin onlar için bir farkındalık oluşturacağı ve ufuklarını biraz daha açacağını düşünüyoruz.

Gördüğümüz kadarıyla sığınmacı ailelerin çocuklarının okullarına ve topluma intibakı için birçok kurumun ve sivil toplum örgütünün çabası gerekiyor. Zira ilgili kişilerin dışında pek çoğumuzun haberdar olmadığı birçok sorun olduğunu bu ziyaretimizde işittik. Örneğin, küçük yaşta evlilik mefhumu maalesef sığınmacı ailelerin bazılarında halen bir problem. Bazı aileler tarafından eğitime gereken önemin verilmeyişi, geri döneceklerini hayal eden bazı çocukların Türkçe öğrenmedeki isteksizlikleri, ekonomik olarak oldukça zor şartlar altında yaşayan çocuklar, okul saatleri dışında çalışmak zorunda olan çocuklar şu anda önümüzde duran ve bir an önce çözüm bulunması gereken mevzulardan sadece bir kaçı. Bu sorunların birçok farklı muhatabı olduğu ve bugünden yarına çözülemeyeceği aşikar.

Fakat hiç olmaz ise sorunları hafifletmek ve çocukların hayata tutunmalarına, geleceğe umut ile bakabilmelerine bir nebze de olsa katkıda bulunmak adına bu okulumuz ile çalışmaya devam edeceğiz.

Bu süreçte edineceğimiz tecrübeler benzer sorunlar ile karşı karşıya kalan diğer okullarda da yapacağımız çalışmalara ışık tutacak.

Daha önce Suriyeli çocukların ziyaret ettiği ve Diyanet Vakfı’na bağlı olarak çalışan bir Türkçe kursunda yaptığımız bir çalışma oldukça umut vericiydi. Okul içindeki akran zorbalığı meselesini ele alan ve bunu çözmeye yönelik proje geliştiren öğrencilerin yaptığı çalışma takdire değerdi. Bu çalışma sonrasında öğrencilerin okul içi davranışlarındaki değişiklikleri öğretmenlerimizden duymamız cesaret vericiydi. Bu uygulamanın tanıtım videosunu gelecek hafta sizinle paylaşacağız.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *