İşbirliği Becerisi ve Güç Bende! Hareketi

Yurtdışındaki akademik yayınlara veya kitaplara baktığımda dikkatimi en çok çeken hususlardan birisi, birden çok yazarın bir araya gelerek yazdığı eserlerin fazlalığıydı. ABD’de bulunduğum süre boyunca da buna tanık oldum. Birçok akademisyen, öğrenci veya yazar birlikte çalışarak tek başına yapabileceklerinden daha fazlasını üretebiliyorlardı. Sinerji etkisi denilen şey işte buydu. B

irlikte yapılan araştırmaların ve yazılan eserlerin oranının Türkiye’ye göre daha fazla oluşundaki temel etmenlerden birisinin, “işbirliği yapma becerisi” olduğu aşikar.

“İşbirliği yapma ve birlikte problem çözme becerisi”, bu iş için geliştirilen önemli teknolojilerle de destekleniyor. Örneğin Slack uygulaması, Google Drive, Google Calender, Dropbox uygulamaları, Zotero gibi eklentiler birlikte proje yürütme, paylaşma ve süreci yönetme konularında oldukça etkili araçlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu uygulamaların neredeyse tamamını yurtdışına çıktığımda karşılaştığım akademisyenler ile birlikte yürüteceğimiz çalışmalar kapsamında öğrendiğimi ifade etmeliyim.

Bir önceki yazımızda PISA araştırmasından, kızların işbirliği yapma becerisinin erkeklere göre daha iyi olduğundan ve işbirliğinin öneminden bahsetmiştik. Bu yazımızda ise yine işbirliği yapma becerisinin öneminden ve Güç Bende! Hareketi’nin bu beceriyi geliştirmede ne tür katkılar yapabildiğinden bahsedeceğim.

Birlikte iş yapabilme becerisi günümüzde geçmişte olduğundan çok daha önemli bir hale geliyor. Yapılan araştırmalar, işbirliği gibi sosyal becerilerin firmalar tarafından daha fazla rağbet gördüğünü ve iş ilanlarında daha sık karşımıza çıktığını ortaya koyuyor.

İşbirliği yapmak ve birlikte problem çözmek sadece iş dünyası için gerekli olan bir beceri değil. Özellikle büyük şehirlerimizde yaşayan insanlar için işbirliği becerisine sahip olmak, birlikte yaşamayı kolaylaştırabilecek ve şehirlilik bilincinin gelişmesine, karşılaştıkları sorunları etkin bir biçimde çözebilmelerine imkan verebilecek önemli bir meziyet. Apartmandaki komşuların, mahallelinin, şirket içindeki çalışanların bir araya gelerek herhangi bir konuda işbirliği yapması ve bu süreci yönetmesi oldukça önemli. Maalesef bu konuda yeteri derecede etkin olduğumuzu söylemek zor.

Örneğin geçtiğimiz haftalarda kutlanan öğretmenler günü ve hediye alınma süreci. Etrafımda yaptığım gözlemlemeye göre veliler bu gibi süreçleri yönetmede ve işbirliği yapmada sıkıntı yaşıyorlar. Sonuç olarak bu süreçten hem veliler, hem de öğretmenler rahatsız oluyor. Ama sonuç ortak: birlikte iş yapabilme ve problem çözme becerimizi geliştirmemiz gerekiyor.

Peki işbirliği becerimizi nasıl geliştirebiliriz?

Güç Bende! Hareketi’nin öğrencilere kazandırmaya çalıştığı becerilerden birisi de işbirliği yaparak problem çözme becerisi.

Tasarım Odaklı Düşünme yöntemini uygulayarak, daha baştan itibaren katılımcı çocukların arkadaşları ile birlikte çalışmasına, problemi birlikte belirlemesine ve birlikte çözüm geliştirmelerine olanak sağlıyoruz.

İşbirliğinin önemi ortaya koyarken, bunu nasıl yapabileceklerini de onlara göstermeye çalışıyoruz. Proje uygulaması yapan neredeyse tüm grupların ortak görüşü, takım çalışması ve işbirliği gibi becerilerin bu süreç boyunca desteklendiği yönünde.

 

Harvard Üniversitesi The Good Project ekibi tarafından yapılan etki analizine göre, Güç Bende! Hareketi’nin de dahil olduğu “Dönüşüm İçin Tasarım/Design for Change” hareketine katılan öğrencilerin %85’i işbirliğini geliştirdiğini ifade ediyor.

Türkiye’de gerçekleşmiş projelerde de öğrencilerden ve öğretmenlerden aldığımız dönüşler de bu yönde.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *